3 Nisan 2008 Perşembe

Hem heva üzre döşendi bir döşek

Ömer Tuğrul İnançer'in 03 Nisan 2008 tarihinde Burç FM'de Sadettin Acar'ın sunduğu Seyir Defteri programında yaptığı sohbetin yazıya dönüştürülmüş halidir.

Bu hafta Muhterem Hocam biz naatlardan konuşsak. Efendimiz ile ilgili yazılan Naat-ı Şeriflerden konuşsak ve biraz onlardan örnek versek diyorum.

Hayhay.

İslam, geleneğimizde bir şair için naat çok önemli bir şeydir ve hemen her şairin bir naatı bulunmaktadır. Bu naatta büyüklerimiz tarafından şiirin zirvesi kabul edilir, şiirin ufku kabul edilir. Taa Efendimiz döneminden başlayarak Hasan Bin Sabitlerden, Kaab Bin Züheyrlerden sonrasında İmam-ı Busirilerden Şeyh Galiplere ve günümüze kadar Sezai Karakoçlara kadar hep naatlar yazıldı ve geçen programların birinde buyurmuştunuz bizim kadar Efendimizle ilgili naat yazan herhalde başka bir millet yok.

Yok. Yok. Şimdi İslam Dünyasında lisani ayrılık olarak Türkçe yüzde 20 civarındadır. Arapça keza yüzde 20 civarındadır. En kalabalık lisan grubu Urdu lisanıdır. Ondan sonra Türkçe Arapça daha sonra Farsça daha sonra da Siva Hari dilleri denen Afrika dilleridir. Onları tek dil kabul ettiğimiz zaman dahi. Şimdi burada enteresanlık şu, yüzde 20'lik bir lisan olarak Türkçe olmasına rağmen İslam Edebiyatında yazılan naatların yüzde 80'ni Türkçe'dir. Bu çok önemli. Hemen arkasından Arapça, hemen arkasından Farsça gelir. Urdu lisanında konuşanlar daha kalabalık olmasına rağmen Farslardan da daha azdır. Yani bu bir tabi Resülullah Efendimizi Türk Milletinin - liyakat asla mümkün değildir O'nu sevmekte ve övmekte. Hiç bir kul O'nu ne sevebilir layıkı vechiyle ne övebilir de ama Türk Milleti en çok olan toplumdur. Urdu lisanı konuşan Hint kökenli işte bugünkü Pakistanlılar Bengaldeşler falan hatta Endonezya'ya kadar uzanan Malezya'ya çünkü aynı dil grubu; onların daha az sevdikleri falan değil. Böyle bir şey asla söylenemez. Efendimizi ve Ehlibeyt-i Mustafa'yı sevmeden Müslüman olunmaz zaten. O ayrı meselede.

27 Mart 2008 Perşembe

Efendimizin güzelliğini herkes görmedi

Ömer Tuğrul İnançer'in 27 mart 2008 tarihinde Burç FM'de Sadettin Acar'ın sunduğu Seyir Defteri programında yaptığı sohbetin yazıya dönüştürülmüş halidir.

Seyir Defterinde Efendimiz Aleyhisselatuvesselam'ı konuşuyoruz. Efendimiz Aleyhisselatuvesselam ile ilgili aslında bildiğimizi sandığımız ama iyice bakınca yakından bakınca bilmediğimizi öğrendiğimiz gördüğümüz bazı meseleleri noktaları konuşuyoruz. Bazı klişeleşmiş işte dilimize pelesenk olmuş bazı kavramları sıfırdan hocamızdan öğrenmeye çalışıyoruz.

Şimdi Efendim Allah Kur'an'ı Kerim de "İnnallahe ve melaiketehu..." diye başlayan bir ayeti kerime de "Allah ve melekleri muhakkak Resulüne salat ediyorlar", "yâ eyyühelleziyne âmenu: iman edenler sizde O'na salat ve selam edin" mealinde bir ayet var, kısaca özetledim. Şimdi burada iki yönlü bir salat var. Bir Allah'tan Peygamber'e gelen Allah ve Meleklerden Peygamber'e gelen bir salat, bir de bizden O'nun ümmetinden mertebe olarak çok aşağıdakilerden ona doğru çıkan bir salat ve selam var.

Bunları nasıl anlayacağız? Allah salatı ile Meleklerin salatı ile kulun Resülullah'a salatı nedir ne demektir? Bunları açıklayabilir misiniz?

20 Mart 2008 Perşembe

"Adem su ile toprak arasında iken ben peygamberdim"

Ömer Tuğrul İnançer'in 20 Mart 2010 tarihinde Burç FM'de Sadettin Acar'ın sunduğu Seyir Defteri programında yaptığı sohbetin yazıya dönüştürülmüş halidir.

"Adem su ile balçık arasındayken Ben peygamber idim" Efendimizin bir hadisi. Bu ne demektir, ne anlama geliyor? Buradan başlayalım Hocam, bildiğimizi sandığımız ama aslında ne anlama geldiğini zihnimizde tam oturtamadığımız şeylerden birisi.

E tabi şimdi bir müesseseyi anlamak için o müesseseyle o kurumla ilgili bazı sözleri, bazı o kurumu oluşturan kurumları cımbızla çekip etrafını görmeden sadece onunla ilgili konuşulduğunda doğru neticeye varılması mümkün değildir. O tipik bir fıkra vardır:

"Niye namaz kılmıyorsun?" demişler.
"Namaza yaklaşmayın diye ayet var, niye kılıyım" demiş.
-Ya nasıl o ayet
-İşte var ya canım, la takrabus salate namaza yaklaşmayın"
Canım demişler "onun aşağısıda var, o ayet devam ediyor öyle şarhoşken.."
"Ben hafız değilim o kadarını bilmem" demiş.